SPK Uyumlu Sızma Testi Nedir?

SPK uyumlu sızma testi; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri ve diğer sermaye piyasası kurumlarının bilgi sistemlerini SPK’nın yayımladığı tebliğ ve rehberler doğrultusunda denetleyen zorunlu bir güvenlik değerlendirme sürecidir. OWASP, NIST ve PTES gibi global metodolojileri temel alan bu testler, finansal altyapıdaki kritik zafiyetleri gerçekçi saldırı senaryolarıyla tespit ederken; elde edilen bulguları hem teknik hem de yönetsel boyutta raporlayarak kurumun yasal uyumluluğunu tesciller. Genellikle yılda en az bir kez yapılması zorunlu olan bu periyodik denetimler, finansal sistemlerin siber direncinin sürdürülebilirliğini ve yatırımcı güvenini korumak adına stratejik bir öneme sahiptir.
Sızma Testi Süreci Nasıl İşler?

Sızma testi süreci; kapsamın belirlenmesiyle başlayan, OSINT ve aktif tarama teknikleriyle bilgi toplandığı (Reconnaissance), tespit edilen açıkların analiz edilip gerçek saldırı senaryolarıyla doğrulandığı (Exploitation) ve elde edilen erişimin derinleştirildiği (Privilege Escalation) sistemli bir metodolojidir. Sürecin en değerli çıktısı olan raporlama aşaması, bulunan zafiyetlerin risk skorlarını ve çözüm yollarını sunarken; Remediation (Düzeltme) sonrası yapılan Retest (Yeniden Test) ile güvenlik döngüsü tamamlanarak sistemin siber direnci tescillenmiş olur.
Sızma Testi Nedir ve Neden Yapılmalıdır?

Sızma testi (penetration testing); bir bilişim sisteminin güvenlik zafiyetlerini belirlemek amacıyla, etik hackerlar tarafından gerçekleştirilen kontrollü ve izinli bir saldırı simülasyonudur. Bilgi toplama, zafiyet analizi, istismar ve raporlama aşamalarından oluşan bu süreç; Black-Box, White-Box ve Grey-Box gibi farklı metodolojilerle sistemin gerçek dünya saldırılarına karşı direncini ölçer. Temel amacı, kritik açıkları saldırganlardan önce tespit ederek riskleri minimize etmek ve kurumsal güvenlik olgunluğunu “saldırıya hazır” bir seviyeye taşıyarak yasal regülasyonlara uyum sağlamaktır.
İç Ağ Saldırı Senaryoları Nedir?

Dış güvenlik duvarlarının (Perimeter) aşıldığı varsayımıyla başlayan iç ağ saldırı senaryoları, siber savunma katmanlarının gerçek bir kriz anındaki dayanıklılığını ölçen en kritik testlerden biridir. Bu süreç, MITRE ATT&CK ve Cyber Kill Chain metodolojileri haritalandırılarak kurgulanır. Özellikle ağ içinde yetki yükseltmek (Privilege Escalation) ve yatayda ilerlemek (Lateral Movement) için Python veya Go (Golang) ile geliştirilmiş özel ofansif araçların ve hedefe yönelik optimize edilmiş parola listelerinin kullanılması, senaryolara yüksek gerçekçilik katar. İç ağ testleri; EDR/XDR atlatma denemelerini, Active Directory yapılandırma zafiyetlerini ve Command & Control (C2) üzerinden veri sızdırma (Exfiltration) simülasyonlarını kapsar. Düzenli olarak “Purple Team” yaklaşımıyla icra edilen bu senaryolar, SOC analistlerinin tespit sürelerini (MTTD) iyileştirir, Incident Response (Olay Müdahale) playbook’larındaki eksikleri giderir ve kurumsal ağı “düz (flat)” bir yapıdan, mikro-segmentasyona dayalı Zero-Trust mimarisine taşır.
Havalimanları İçin Sızma Testi Neden Gerekli?

Havalimanları; uçuş operasyonları, bagaj yönetimi, X-ray güvenlik sistemleri ve hava trafik kontrolleri gibi birbirine entegre birçok karmaşık dijital altyapıyı barındırır. Bu devasa ekosistem, siber saldırganlar için çok geniş bir saldırı yüzeyi oluşturur. Havalimanlarına yönelik sızma testleri (Penetration Testing), sıradan bir BT ağından farklı olarak doğrudan “Kritik Altyapı” güvenliğini hedefler. Yetkili güvenlik uzmanları; yolcu bilgilendirme ekranlarından (FIDS) iç ağa sızma, ağ içi yatay hareket (Lateral Movement) ile operasyonel teknolojilere (OT) erişim ve hizmet aksatma (DDoS) gibi gerçek dünya saldırı senaryolarını simüle ederler. SHGM ve ICAO gibi uluslararası otoritelerin regülasyonlarına tam uyum sağlamak, potansiyel veri sızıntılarını engellemek ve uçuş operasyonlarının kesintisiz devam etmesini garanti altına almak için sızma testleri havacılık sektörünün en temel zorunluluğudur.
White Box Sızma Testi Nedir

White Box sızma testi; hedef sistemin kaynak kodu, ağ şemaları ve admin yetkileri gibi tüm iç bilgilerine sahip olarak gerçekleştirilen, “içeriden dışarıya” odaklı en kapsamlı güvenlik değerlendirme yöntemidir. Bu yaklaşım, saldırganın keşif aşamasını atlayarak doğrudan SAST (Statik Analiz) ve Manuel Kod İnceleme ile mimari zayıflıkları, iş mantığı hatalarını (Business Logic Flaws) ve gizli yetki yükseltme yollarını tespit eder. Özellikle DevSecOps süreçlerine “Shift-Left” prensibiyle entegre edildiğinde, zafiyetleri henüz canlı ortama çıkmadan kod aşamasında yakalayarak hem düzeltme maliyetlerini minimize eder hem de kurumsal güvenlik olgunluğunu mimari seviyeye taşır.
Active Directory Güvenlik Testi Nedir?

Kurumsal kimlik doğrulama ve yetkilendirme süreçlerinin merkezi olan Active Directory (AD), siber saldırganlar için ağı tamamen ele geçirmenin (Domain Compromise) anahtarıdır. Active Directory güvenlik testi; domain controller’ların, grup politikalarının (GPO), Kerberos/NTLM gibi kimlik doğrulama protokollerinin ve kullanıcı yetkilerinin bir saldırgan (Red Team) perspektifiyle sistematik olarak analiz edilmesidir. Saldırganlar genellikle düşük yetkili bir hesapla iç ağa sızdıktan sonra; zayıf parola politikalarını, delegasyon hatalarını ve yapılandırma zafiyetlerini istismar ederek yatay hareket eder ve nihai hedef olan “Domain Admin” yetkisine ulaşmaya çalışırlar. Kurumların bu yıkıcı etkilere karşı koyabilmesi için; minimum yetki prensibini (Least Privilege) benimsemesi, SIEM üzerinden davranış analizi yapması ve düzenli AD sızma testleriyle altyapısını sürekli denetlemesi hayati önem taşır.
File Upload Açıkları ve Exploit Yöntemleri

Web uygulamalarında kullanıcıların dosya yüklemesine olanak tanıyan fonksiyonlar, doğru yapılandırılmadığında siber saldırganlar için sunucuyu ele geçirmenin en kısa yoludur. File Upload (Dosya Yükleme) açıkları, uygulamanın yüklenen dosyanın uzantısını, içeriğini ve MIME tipini yeterince doğrulamamasından kaynaklanır. Saldırganlar; çift uzantı kullanma, MIME spoofing veya dosyanın başına resim imzası (Magic Bytes) ekleme gibi “bypass” yöntemleriyle filtreleri aşarak sisteme zararlı yazılımlar (Web Shell) yükler. Bu durum doğrudan Uzaktan Komut Çalıştırma (RCE) zafiyetine ve sistemin tamamen ele geçirilmesine yol açar. Kurumların bu yıkıcı tehditten korunması için beyaz liste (whitelist) mantığını benimsemesi, dosya isimlerini rastgele (UUID) yeniden oluşturması, yüklenen dosyaları izole bir dizinde saklaması ve bu dizinlerde script çalıştırma yetkisini (execute) mutlaka kapatması gerekmektedir.
Burp Suite ile Web Güvenlik Testi Rehberi

Modern web uygulamalarının güvenliğini sağlamak, basit otomatik taramalardan daha fazlasını gerektirir. Siber güvenlik uzmanlarının “altın standart” aracı olan Burp Suite, tarayıcı ile sunucu arasındaki trafiği yakalayarak “Interception Proxy” (Ortadaki Adam) mantığıyla çalışan güçlü bir denetim platformudur. Proxy, Intruder ve Repeater gibi modülleri sayesinde güvenlik uzmanları; uygulamanın mantıksal hatalarını (Business Logic Flaws) test edebilir, SQL Injection gibi açıkları manuel olarak doğrulayabilir ve yetki yükseltme (Privilege Escalation) denemeleri yapabilir. Kurumlar, veri sızıntılarını ve KVKK ihlallerini önlemek için canlıya alınacak her web projesini Burp Suite ile profesyonel bir sızma testinden geçirmeli; aynı zamanda bu testlerde kullanılan otomatize saldırılara karşı WAF (Web Application Firewall) ve hız sınırlama (Rate Limiting) gibi savunma mekanizmalarını devreye almalıdır.
Android Uygulama Pentest Rehberi

Android ekosistemi, siber saldırganların en çok hedef aldığı platformlardan biridir ve bu uygulamaların güvenliği, yalnızca temel bir kod incelemesiyle sağlanamaz. Profesyonel bir Android Sızma Testi (Pentest); apktool ve jadx-gui ile Tersine Mühendislik (SAST), Frida ve Burp Suite kullanarak çalışma zamanı manipülasyonu (DAST), ağ trafiğinin araya girilerek incelenmesi (MitM) ve SSL Pinning bypass tekniklerini içerir. Ayrıca, uygulamanın cihazda bıraktığı şifresiz veriler, hatalı yapılandırılmış izinler ve güvenli olmayan IPC (Inter-Process Communication) bileşenleri de OWASP Mobile Top 10 standartlarına göre analiz edilir. Kurumların veri sızıntılarını ve kimlik hırsızlığını önlemek için; kod karartma (obfuscation) yapması, Android Keystore ile verileri şifrelemesi ve Root/Emülatör tespit mekanizmalarını entegre etmesi hayati önem taşır.